23 Ekim 2015 Cuma

Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı

Ankaralılar bugün yağmurlu bir güne uyandı.Bazılarımız hiç uyanamıyacak ,bazılarımız hiç uyumadı,bazılarımızda uyanmak üzeredir.Ben ?. Ben tabi ki uyumayanlardan ım ama değişik hissiyatla yazıyorum bu dizilere her zamankinden farklı saat 4 yağmur o kadar güzel yağıyor ki birden elimde ceket kulağımda kulaklık kendimi kapının önünde buluyorum ev halkını uyandırmamak için ne kadar sessiz davransam da kapı kapanma sesine babam uyanıyor asansöre binmeden beni yakalıyor suratıma uykulu anlamsız sorgulayıcı bir bakış fırlatıyor ağzını bile açmadan
-canım sıkıldı sen yat
diyorum ve hızla asansöre biniyorum.
Bu arada ekranı çatlamış telefonumda birazda uğraşarak Vega listesini seçiyorum listenin en başında da Ankara ve umursamaz salına salına yürümeye koyuluyorum şarkının her notası her vuruşta olmayan aşkımın acısını çekerek caddede yola devam ediyorum.Arada arabalar geçiyor su sıçratıyor ama umurumda değil ıslanmak için çıkmışım dışarı.Aslında bu bana ıslanmak gibi gelmiyor bir nevi arınmak her damlada biraz daha ağırlaştığı mı hissediyorum sonra bağlı saçlarımı açıyorum ve ıslanmasını sağlıyorum şarkı listem devam ederken ruhumun ıslandığını fark ediyorum sadece onu düşünüyorum ağlamak istiyorum her zamanki gibi gözlerim doluyor ama ağlayamıyorum gene bir küfür savuruyorum gözyaşlarımı içime akıtmaya başlıyorum bu en iyi yaptığım şeylerden biri kalbimi ıslatıyorum ama beynimi düşüncelerden sıyıramıyor um uzun bir yürüyüşün ardından yağmur hızlanıyor ve bir anda sokağın ortasında duruyorum.Ben  yağmurda ıslanmaktan nefret ederim.Sonra duraksamam geçiyor başka düşünceler alıyor yerini  huylarım mı değişti diye düşünüyorum.Sonra aklıma sevdiğim birinin sözü geliyor;
-İnsanların huyları asla değişmez.
Bunu o zamanlar mantıklı bulsam da şuan çok saçma geliyor aslında kendi eklememi yapmalıyım bu söze;insan kendini değiştiremez insanı ve huylarını değiştiren deneyimler yaşananlar insanlardır kendi irademle huylarımdan vazgeçmek imkansız gibi.
Huylar değişmek deyince yeniden aklıma o geliyor çok özlediğimi fark ediyorum.Görsem ne yaparım diye bir milyonuncu kez düşünüyorum koşup sarılsam dünya duracak gönlüm rahata kavuşacak gibi.Her gece görsem görüşsek ne diyeceğimi her ihtimali her cümleyi her cevabı tartıyorum kafamda bin bir kombinasyon oluşturuyorum.En çokta onu gördüğüm de yüzüme bile bakmamasından korkuyorum bazen uzaktan baksam görsem bun bana yeter diye düşünüyorum doya doya baksam aklıma kazısam resmini yeniden artık hayal etmesi zorlaşmaya başladı ama sesi hala kulaklarımda.Sevdiğin insandan uzak kalınca böyle oluyor demek ki sevgi acı verir mi bu kadar diye sorguluyorum aşktır acı veren ama aşk böyle birşey değil ne olduğuna dair bir fikrim yok zaten bir isim koymaya da gerek yok Bide şu sorun var görünce ya kalbimin atışı gene değişir de bir sakarlık yaparsam tutulursam.Bunu aşmıştım bir aralar yanında bir buz dağı kadar soğuk ve sakindim tabi dıştan öyle kalp atışım kan basıncım atmosfer seviyesinden çok uzaktı.Sonra listemin kaçıncı tekrarı olduğunu düşünmeye çalışıyorum kafamı dağıtmak için şarkıya dalıp gitmek gelmiyor içimden sonra etrafıma bakıyorum bu kadar yolu yürüdüğüme şaşırıyorum
geçtiğim sokaklar caddelerden sağ çıkmış olmam ilginç geliyor ayrıca yavaş yavaş insan telaşının yayıldığını gözlemliyorum otobüsler,gürültüler yükselmeye başlıyor.Şimdi niye rahatımı bozuyorsunuz diye haykırmak geliyor içimden.Düşünmemeye çalışarak eve geri dönmek istiyorum.Bu sırada bir fırından muhteşem kokular yükseliyor ellerimle ceplerimi arıyorum acaba cüzdanım var mı diye.Cüzdanı bulamamam ceplerime abanmama neden oluyor pantolonumun cebinden ıslak bir 5 TL çıkıyor buna 5 poğaça alıp yoluma devam ediyorum.Dayanamayıp 1 tanesini yeme girişiminde bulunuyorum ama yağmur güzelim poğaça mı da ıslatıyor ıslak demeden hızlıca ağzına sokuşturuyor um o leziz şeyi ve adımlarımı hızlandırıyorum.Eve koşar adım gelip bir havlu arama telaşına giriyorum.Ütümü değiştirirken aklım poğaçalar da.Kahve çay ikileminin ardından kahvede karar kılıp hızlıca hazırlıyorum.Sonra size bu dizleri yazıyorum yağmur kahve ve poğaça üçgeninden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder