Söylediklerinizden ibret çıkarmıyor,kendi fikirlerimden başkasına saygı gösteremiyorum.
Bahsettiğim konulara göre çok mu bencilim dersiniz?
Bencil olma sebebim hanginiz?Sanırım kafa yapısı itibari ile sizden çok geride kafamın içinde bir yerlerdeyim.
Aslında o kadar derindeyim ki kendimden çok gerideyim.Garip miyim dersiniz?Hanginize ve hangimize ayak uyduracağımı şaşırmış haldeyim.
Aslında biliyorum doğruluğunu kabul etmediğimden ötürü en iyi bildiğim şeyi yapıyorum sanırım ,sizden biraz daha fazla düşünüyorum.
Her şeyi elde eden bir çocukluk ,Çoğu şeyden sıkılmış bir ergenlik ve her şeyi yitirmiş gibi hissettiğim bir gençlik yaşıyorum.
Hayatımı bu çeşitli evrelerde yaşadım.Yaşayamadığım tek şey ise kendim gibi olmaktı.
Kendin gibi olmak... Bu uzun bir hikaye ve şu an anlatacak psikolojik güçte değilim.
İnsanlar tanıdım ,çok mutlu ettiler. insanlar tanıdım çok acı çektirdiler.
Sonra kendimle konuşurken dedim ;bu iş insanlarla olmayacak,hayvanlara yöneldim.
Hayvanlar gerçekten iyi birer dinleyicidir.Siz anlatırsınız çıt çıkarmadan dinlerler ,size akıl vermezler ve yorum yapmazlar.
Yani ideal bir yoldaştırlar. Ama onlarında bir ömrü var onlarda bu dünyadan göçüp gidiyorlar ayrıca o kadar derdinizi,fikrinizi dinlemiş yoldaşların gidişi de insanların gidişinden ağır oluyor.Sonra kendime yeninden seslendim ve cansız bir şeye güvenmenin en iyisi olduğuna kanaat getirdim.
Baktım onla da ilişkimiz çok yürümedi.Kendimden yola çıkarak kafamda bir insan teorisi geliştirdim artık insanların ne kadar tehlikeli olabileceği bilincindeydim Ancak bu tehlike gözümü korkuttuğundan insanlık adına "normal" diye anılan bir karaktere sahip olmam gerektiğini anladım.
Normal olmak için benliğimden vazgeçerek ve şu kuralları benimseyerek yaşamaya karar verdim ;
Fazla düşünme, fazla güvenme, fazla bağlanma, fazla duyma, fazla görme, fazla sevme, fazla nefret etme ve çok fazla kendinle baş başa kalma…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder